Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2010 Cumartesi

Beşiktaş İlk Devre İstatistikleri

Toplam İstatistikler



Set Başına Düşen İstatistikler



Kazanılan Kaybedilen Sayıların Dağılımı


23 Aralık 2009 Çarşamba

Fenerbahçe Direkten Döndü

Beşiktaş'la oynanan son lig maçının ilk setinde sahada üç yabancı varken yedekte bekleyen Blom'u servis için İpek'le değiştirmeye kalkmış teknik ekip ancak kenardaki yerli oyuncular son anda işin farkına varıp teknik ekibi uyararak değişikliğin yapılmasını önlemişler. İlk kim uyanmış mevzuya tam bilmiyorum ama Naz, Seda, Çiğdem üçlüsünden biri olduğu kesin. O değişiklik gerçekleşseydi Fenerbahçe Acıbadem maçı hükmen 3-0 kaybedecekti. Hatırlanacağı gibi Adnan Kıstak zamanında Fenerbahçe aynı nedenden Dicle Üniversitesi'ni yendiği maçı hükmen kaybetmişti.

13 Aralık 2009 Pazar

MKE Ankaragücü 1 Beşiktaş 3



Beşiktaş haftanın önemli maçında Ankaragücü'nü 3-1'le geçerek kritik bir deplasman galibiyeti aldı. Pek kaliteli bir mac olmadığı gibi çok fazla bir mücadele de göremedik. Kritik anlarda kaliteli hareketlerden çok hatalar izledik. İki takım toplam 60 küsür hatayla oynadılar. Yani maçta alınan her 3 sayının biri rakibin hatasından geldi.

Beşiktaş yine Popovic merkezli oyununa kaldığı yerden devam ediyor hatta sezon başına göre takımın Hırvat oyuncuya olan bağımlılığı daha da artmış vaziyette. Hücum yüzdesi düşük görünse de Beşiktaş'tan Popovic'i çıkarttığınızda geriye pek bir şey kalmıyor. Majstrovic diğer maçlarına nispeten bugün daha etkiliydi özellikle 5 direkt servis sayısı kendi ortalamasının çok üzerinde bir rakam. Dos Santos da ilk kez siyah beyazlı formayı giydi ve oynadığı bölümlerde ciddi de bir katkısı oldu. Son sette Nilay'la birlikte Santos'un bu katkısı Beşiktaş'a müthiş yüksek bir hücum yüzdesi olarak geri döndü. Asıl performansını sürekli oynadığı maçlarda göreceğiz ama Yağmur'dan daha faydalı olacak ve Beşiktaş'ın Popovic bağımlılığını en azından biraz daha makul oranlara çekecektir. Ligdeki şu gidişata göre Beşiktaş için Play-Off garanti diyebiliriz ama çeyrek finalden ötesi zor.

Ankaragücü cephesinde de yeni transfer Pelin ilk kez sahaya çıktı. Aylardır oynamamış bir oyuncunun böyle ilk maçında mucizeler yapmasını beklemek mümkün değil. O yüzden oyuna çok bir etkisi olduğunu söyleyemem. Ankaragücü nedense bugün önceki maçlarına göre mücadele yönünden çok pasif kaldı. Oyunun kırılma anlarında çok kritik hatalar yaptılar. 3-4 sayı geriden gelip rakibi yakalıyorlar ama işte bu tarz anlarda takım çok acemice hatalar yapmaya ve yeniden geri düşmeye başlıyor. Çok basit hücumlarda topları dışarı vuruyorlar. Keyvobo bugün önceki maçlara göre oldukça etkisiz kaldı. Hurkova bloklara çok takılsa da Keyvobo'dan daha faydalı oldu takıma. Ankarügücü bugün orta hücumlarda da çok pasifti. Bunda pasörlerin de payı vardı ama orta oyuncular hem isteksiz hem yetersiz göründüler. Beşiktaş gibi blok gücü pek yüksek olmayan bir takım karşısında çok fazla bloğa yakalandılar. Merve Gülaç'ı oldukça beğendiğimi söyleyebilirim. Umarım daha fazla şans bulur. Ankaragücü bir an önce toparlanmazsa Play-Off trenini kaçırabilir hatta sadece kümede kalmaya oynayabilir bu gidişle.

Ankara'da yine bir derbi maç ve yine Ankaragücü taraftarının çıkarttığı olaylar. Federasyonun 1 maçlık cezası yeterli gelmedi herhalde ki yine olmaması gereken şeyler oldu. Maçın son setinde Ankaragücü taraftarıyla Beşiktaş genç takım oyuncuları arasında bir atışma oldu ve taraftarlar sahaya indi. Olaylar büyüyünce maç da durdu ve genç takım oyuncuları salonun dışına alındı. Koca koca adamların sebep ne olursa olsun çocuk yaştaki kızlarla kavga etmeye kalkması anlaşılır bir davranış değil. Olayların tam perde arkasını bilmiyorum ama Ankaragücü taraftarının hep bir bahanesi var zaten. Böyle giderse bu takım daha çok saha kapama cezası alır. Takım bu kadar kritik bir dönemden geçerken buluttan nem kapıp ortalığı birbirine katmanın Ankaragücü'ne hiçbir faydası yok. Bunu artık birilerinin Ankaragücü taraftarına anlatması lazım.



24 Kasım 2009 Salı

Beşiktaş'tan Transfer...



Beşiktaş Bayan Voleybol takımı önceki yıllarda da ülkemizde çeşitli takımların formasını giyen Brezilyalı smaçör Tatiana Dos Santos'la anlaşmış aldığım haberlere göre. Hatta duyduğum kadarıyla takımla idmana bile çıkmaya başlamış. Beşiktaş'ın özellikle smaçörlerinde yaşadığı manşet kaynaklı sorunlara faydası olur mu göreceğiz. Hayırlı olsun diyelim.

20 Kasım 2009 Cuma

Galatasaray 3 Beşiktaş 0



Haftanın son maçında Galatasaray, Beşiktaş'ı 70 dakikada geçerek 2. sıradaki yerini korudu. Maça şöyle bir göz ucuyla bakabildim, birkaç not da almışım ama aslında öyle uzun uzadıya anlatılacak bir maç olmadı.

Beşiktaş'ın servis karşılamada yetersiz kalacağını biliyordum ama bu kadar dibe vuracağını pek tahmin etmemiştim.  İstatistik kağıdını açıp baktığınızda Beşiktaş yine iyi servis karşılamış gözüküyor ama bu takımın birincil sorunu servis karşılayamaması. Bu yüzden hep diyorum maç raporlarındaki rakamlar çok aldatıcı. Bugün de servis karşılama istatistikleriyle sahadaki oyunun taban tabana zıt olduğu bir maç izledik. Bülent Hoca ikinci sette takımın yarısını değiştirerek bir çözüm aradı ama Beşiktaş'ın eldeki kadrosunda böyle bir çözüm yok. Mutlak surette manşeti iyi bir 4 numara transfer etmek zorundalar.  Yağmur'la  Gizem'le falan bu iş çözülmez.  Halbuki Beşiktaş  gayet iyi bir kadroya sahip ama bir  tane düzgün smaçörün olmaması bütün kadronun dengesini bozuyor. Takımın potansiyelinin çok azını sahada görebiliyorsunuz. Manşet gelmedikten sonra pasör, çapraz veya ortaların çok kaliteli olması bir şey değiştirmiyor. İlk toplar böyle sağlıksız çıktığı sürece onlar da oyunu seyretmekten başka bir şey yapamıyorlar. Sağlam bir 4 numarayla Beşiktaş takımı bir seviye yukarı çıkar ve en azından bu ligde kolay lokma sınıfından kurtulur. Manşet sorunları bir yana Beşiktaş koca maçı tek bir blokla tamamlamış ki o bloğu da Deniz'in acemice yaptığı bir hücumdan  çıkartabildiler. Bu da iyi servis atamadıkalrının göstergesi. Eğer Galatasaray'ı servislerle zorlamazsanız işiniz zor. Kaldı ki Galatasaray'da servise karşı manşette çok çabuk oyundan düşebilecek isimler de var ama Beşiktaş bugün bu zaafları hiç kullanamadı. Bugün öğrendiğime göre Eczacıbaşı, hafta sonu Esra olmadan çıkacak sahaya. Bakalım Beşiktaş bu zaafiyeti kullanabilecek mi. Eğer böyle servis atarlarsa mümkün değil tabi ki. Kısacası Beşiktaş iyi sinyaller vermiyor. Gerekli transfer yapılmadığı sürece de Beşiktaş'ın her maçında benzer görüntüler izleyecek ve hep aynı şeyleri konuşacağız.

Galatasaray şimdilik gayet iyi gidiyor. Seri galibiyetler güzel fakat Fenerbahçe maçından bu yana çok da denk rakiplerle oynamadıklarını göz önüne almak gerek. Vakıfbank maçı belki bu kategorinin dışında tutulabilir lakin Vakıfbank'ın da bu sezon çok istikrarsız bir takım olduğunu düşünürsek o maçın da ne kadar sağlıklı bir gösterge olduğu tartışılır. Mesela Odintsovo karşısındaki hazırlık maçları güzel bir örnek oldu onlar açısından. 3 maçta rakibi zorlayamadılar bile. O yüzden ligdeki bu gazozuna maçlardan çok o tarz rakiplere karşı ne yaptıkları ve yapacakları önemli. Galatasaray için iki önemli sorun var: Birincisi servise karşı manşetlerde liberolar dahil güven veren bir isim yok. Galatasaray etkili servis atıldığında çok çabuk oyundan düşen bir takım. Beşiktaş bugün biraz istikrarlı servis atınca ciddi bir kopma oldu takımda ama karşı tarafın kapasitesi sınırlı olunca maçı döndürebiliyorsunuz. Aksi takdirde karşınızda alıp götürecek bir takım varsa set farka gidiyor. İkinci büyük problem hücumda bütün olayın Ivana'ya bağlı olması. Bugün yine atakların yarısında adres Ivana olmuş. Bu şekilde oynayarak Beşiktaş, Beylikdüzü gibi takımları rahatça yenersiniz ama yarın şampiyonluk adaylarıyla Play-Off maçlarına çıktığınızda sadece Ivana yetmez ve yetmeyecek de. Kaldı ki herhangi bir sakatlık durumunda alternatifi de yok.

Galatasaray için sezon başından beri yaptığım bir yorum var ve bu yorumumun hala arkasındayım. Galatasaray'ın şampiyonluktaki rakipleri kadro derinliği ve kalitesi olarak bir iki seviye yukarıdalar. Eğer Galatasaray ciddi hedefler peşindeyse aradaki bu farkı kapatabilmek için oyuncularından ekstra verim almak zorunda. Özellikle hücumda smaçör ve ortaların ekstra katkısı şart. Tabi bunun için de pasöre iyi manşet gelmesi lazım yoksa hep ilk seçenek Ivana'yı kullanmak zorunda. Ivana da gözü kapalı top atabileceğin, havadaki her toptan skor bulabilecek, her türlü bloğu aşabilecek kadar üst düzey bir isim değil. Evet şu anda takımı sürüklüyor ancak karşısındaki rakiplerin kapasitesi arttıkça Ivana'nın hücumdaki defoları da ortaya çıkacaktır. En yakın örnekler Fenerbahçe Acıbadem ve Odintsovo maçları mesela. Gerçi bu noktada Elif konusunda da ciddi şüphelerim var. İyi manşet gelse de takımı dengeli oynatabilecek mi benim için soru işareti.

Toparlamak gerekirse Galatasaray cephesinde varlığı hissedilen aksamalar bu şekilde. Bunlara bir çözüm bulunur mu bilemem ama bu düzen devam ederse sezon sonunda Play-Off yarı finali oynamakla övünür yine camia. Şahsi fikrim zaten eldeki kadroyla bu ligde bunu yapabilmek çok da övünülecek bir durum değil. Galatasaray'ın mevcut düzende bu sezon gidebileceği en üst noktayı Menezes, Krismanovic gibi isimlerin hücumdaki katkıları ve devamlılığı belirleyecek. Eğer skor yükünde Ivana'ya destek çıkarsa Play-Off finali oynamak mümkün aksi takdirde bu uzun maratonda diğer üç şampiyonluk adayı karşısında Galatasaray'ın bu kadrosunun nefesi yetmez. Tüm bu yazdıklarım bu sene hedef olarak gösterilen Challenge Cup için de geçerli. Orada da çok kolay rakipler beklemiyor Galatasaray'ı.

Son bir not da iki takımın taraftarlarına. Maçın hafta içi olması, saati, voleybola olan ilgisizlik falan bunların hepsi bir yana formaları sahaya çıksa 10 bin kişi gelir denen bu iki camianın takımlarının 100 kişiyi bile bulmayan bir seyirci kitlesinin önünde oynaması hem taraftarın hem de kulüp yönetimlerinin ayıbıdır.


18 Kasım 2009 Çarşamba

Galatasaray - Beşiktaş Maç Öncesi...




Ligin 5. haftası yarın oynanacak derbiyle tamamlanacak. İki ezeli rakibin maç öncesi durumlarına istatistikler eşliğinde bir göz atalım. Bakalım rakamlar ne diyor.

12 Kasım 2009 Perşembe

Beşiktaş 1 Vakıfbank Güneş Sigorta TT 3



Teledünya Türkiye Kupası'nda günün son maçında Vakıfbank, Beşiktaş'ı 3-1 yenerek çeyrek final biletini alan beşinci takım oldu. Beşiktaş'ın ilk seti kazanmasından sonra bir sürpriz olur mu acaba dedim kendi kendime ancak rakibinin kadrosundaki yetersizliklerden de yararlanan Vakıfbank buna izin vermedi.